on 22 Kasım 2010 Pazartesi

Mide İle ilgili oru ve Cevaplar


Midenin üst kısmı yemek yendiğinde şişiyor ve gıda hemen aşağı mideye inmiyor; peki bu durumda ne hissedilir?

Midenin üst kısmı alınan gıda ile dolduğunda sanki tüm mide dolmuş gibi doygunluk hissi oluşur. Bu durumda sırtta iki kürek kemiği arasında ağrı, nefes almada sıkıntı ve yutkunmada zorluk hissedilir. Bu sıkıntılı durum gıdalar aşağı mideye geçtikçe azalır. Eğer daha fazla yemek yemeğe kalkılırsa kusma kaçınılmazdır. Bu istenmeyen halin görülmemesi için doygunluk hissedildiğinde sofradan kalkmak gerekir.

Reflü hastalığının tedavisi nasıl olur?

Mide asidinin yukarıya, yemek borusuna kaçması sonucu gelişen yakınmalarda (reflü) akşamları yatmaya yakın yemek yememek, kilo vermek, yatağı yükseltmek gibi genel önlemlerin yanı sıra asit azaltıcı ilaçlarla tedavi uygulanır. Ancak uygulanacak tedavinin şekli ve süresi önemlidir. Son zamanlarda reflü hastalığının adeta bir moda halini alarak yazılı ve görsel basında ortaya çıkmasından sonra bu durumun tedavisi yönünde gereksiz birçok yöntem önerilmeye başlandı. Özelikle de cerrahi girişim önerilerinde bir patlama yaşanıyor. Bu konuda yapılan yanlışlıklardan kaçınabilmek için mutlaka bir Gastroenteroloji Uzmanının görüşüne başvurulmalıdır. Yapılan tedavilerin sonuçlarına göre tedavi yöntemleri de şekillendirilecektir

8 yıldır reflü var. İlaçlar oldukça iyi geliyor ancak son zamanlarda midemin üst kısmında acı ve şişkinlik var. Reflü fıtığa dönüşür mü? Fıtığın son çaresi ameliyat mı?

Reflü mide asidinin yukarıya, yemek borusuna kaçmasına verilen isimdir. Yemek borusunun altındaki kapakçıkta gevşeklik olması ya da mide fıtığının varlığı bu duruma yol açar. Yani reflü fıtığa dönüşmez. Fıtık ya da gevşeklik hallerinde reflü ortaya çıkar. İlaçlardan yarar görüyor iseniz ameliyat olmanıza gerek yoktur. Gereksiz cerrahi girişim ve tedavilerden sakınmak için mutlaka bir Gastroenterolog takibinde olmalısınız.

Sık sık midem ağrıyor. Bazen midem ağrıyor, karnım ağrıyor, bilemiyorum. Mide ilacı kullanınca ağrı kesiliyor. Üşütünce sık sık oluyor. Bu ne olabilir? Ne yapmalıyım?

Mide ve karın ağrıları sıklıkla birbirine karışır; ancak mide ilacı kullanmakla yakınmalarınız geçtiğine göre ana sorun bu organınızdadır. Bunun yanında şişkinlik yakınması bağırsakları düşündürüyor. Yakınmalarınız nedeni ile bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurmalısınız.


Bende Helicobacter pylori pozitif çıktı. Uzun bir süre ilaç kullandım, yok oldu ama bu ara yeniledi. Acaba bu bakteri kansere sebebiyet veriyor mu? Ne yapmalıyım? İlaç kullandığım zaman iyiyim ama bırakır bırakmaz şikayetlerim başlıyor. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

Midede bulunan bu mikrobun niçin yok edilmesine çalışıldığını yazmamışınız. Bu mikroorganizmayı yok etmek için 3 ilacın bir arada kullanıldığı (10 - 14 gün süren) tedaviler uygulanıyor ve %80-90 oranında mikrop yok edilebiliyor. Ancak bu mikroorganizma midenizde olsa bile mutlaka yok etmek gerekli olmayabilir. Üstelik uzun süreli değil en çok 2 haftalık tedavi uygulanmalıdır. Bazı özel durumlarda bu mikrobun yok edilmesi gerekir. Bu konu ile bağlantılı olarak “İlgili başlıklar” bölümünde yazdığım “Helicobacter pylori” başlıklı yazımı okursanız ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. Bu mikrop varlığında mide kanseri gelişme riski yüz bin kişide sadece altıdır, yani çok azdır. İlaçlardan yarar gördüğünüze göre yakınmalarınızın bu mikroba bağlı olduğunu sanmıyorum. Bu nedenle bir Gastroenteroloji Uzmanına danışmalısınız.

Mide ağrısı ve karında şişliğin nedenleri
Mide ağrısı, hazımsızlık ve sonucunda karında meydana gelen şişlik dengesiz ve düzensiz beslenme sonucu meydana gelen bir rahatsızlıktır. Ayrıca mide ağrısı ve karında şişliğin bir sindirim sistemi hastalığının da işareti olabileceği unutulmamalıdır.

Hazımsızlığın belirtilerini şöyle sıralanabilir:
- Midede dolgunluk hissi,
- Midede ağrı ve yanma,
- Karında şişlik, geğirme ve gaz çıkarma,
- Kabızlık,
- Nadir durumlarda ishal.

Hazımsızlığın birinci sebebi, yiyeceklerin ağızda iyi çiğnenmemesidir. Bir münakaşa ve ruhi gerginlik sırasında yenen yemeklerde, bolca hava yutulmakta; yiyecekler acele ile iyice parçalanmadan yenmekte, en önemlisi sinir sisteminin dengesi bozulduğundan ifrazat bezleri yeterince çalışmamaktadır.

Bu gibi durumlarda ağzınıza aldığınız lokmayı iyice çiğnemeden yutmayınız. Hazımsızlığın bir diğer sebebi, bol yağlı ve nişastalı (hamur işi) yemeklerle beslenmedir. Bunlar hazmı zor yiyecekler olup, mide ve bağırsaklarda fazla beklemektedirler.

Kabızlığın sebebi de bunların bağırsaklarda fazla beklemesidir. “Barsak tembelliği” dediğimiz hastalığın ortaya çıkış sebebi de yine hazmı zor yiyeceklerle beslenmedir.

Bu gibi durumlarla karşılaşıldığında aşağıdaki uyarıları dikkat alın:
- Yağlı ve unlu yemekleri tıka basa yemeyiniz.
- Sofranızda mutlaka sebze yemeği ve yeşillik bulundurunuz.
- Yemek sonunda mümkün mertebe unlu tatlılar yerine taze meyve yiyin.
- Salata ile yenen etli ve hamur işi yemeklerin hazmı daha kolay olduğundan, bilhassa akşam yemeklerinde salata bulundurunuz.

Organik hastalıklara bağlı hazımsızlık

- Yemeklerden hemen sonra veya bir saat içinde ortaya çıkan hazımsızlık belirtileri, safra kesesi yetmezliği, gastrit, mide ülseri ve kanseri gibi hastalıkların işareti olabilir.

- Yemeklerden birkaç saat sonra gelişen rahatsızlıklar on iki parmak bağırsağı ülserini ve pankreas yetmezliğini düşündürür.



- Geceleri ortaya çıkan hazım şikayetlerinde ve arka üstü yatıldığı zaman kendisini gösteren mide ağrılarında ise pankreas kanseri veya mide fıtığı şüphesini kuvvetlendirir.

- Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği (üremi), akciğer veremi ve her türlü kanser vakalarında da hazımsızlık şikayetleri görülebilir.

- Hazımsızlıktan şikayet eden kimse, beslenmesine dikkat ettiği halde rahatsızlıkları devam ediyor ise; mutlaka bir doktora muayene olmalı, gerekirse teşhis için film çektirmeli ve testler yaptırmalıdır.

Yemeklerden bir iki saat sonra midede ağrı, yanma, kazıntı ve basınç şeklinde kendisini belli eder. Ekşi geğirmeler, ağız ve boğazdan gelen gazlardan dolayı yanmalar, bazen de ekşi kusmalar fazla mide asidini işaret ederler.

Tedavi, mide asidini artıran yemeklerden uzak durmaya yöneliktir. Tuzlu, şekerli, baharatlı yemekler, et konserveleri, kızartmalar, çay, kahve, sigara ve alkol, çiğ soğan bunların başında gelmektedir.

Et, yumurta, taze peynir, süt gibi proteinli yiyeceklerle tuzsuz ve az yağlı yemekler perhiz için faydalı gıdalar cinsindendir.

- Muayene neticesinde hazımsızlığın sebebi yetersiz mide salgısından kaynaklandığı tespit edilirse, buna asitsiz dispepsi adı verilmektedir. Yemeklerden sonra bir-iki saat müddetle mide de ağırlık hissi duyulur. İshal ateş nöbetleri ve baş ağrısı görülebilir. Dışkı çok pis kokar.

Asitsiz dispepsi de iyi pişirilmek şartı ile her türlü et verilebilir. Yumurta, rafadan, tavada pişmiş veya çorba içinde yenebilir. Çorba yağsız ve bol tuzlu olmalıdır. Çay, kahve, baharat serbesttir. Ekmek, tercihen bayat ve kızarmış halde yenmelidir. Beden hareketleri, kısa yürüyüşler ve temiz hava da çok faydalıdır.


Gastrit nedir, belirtileri ve tedavisi nasıldır?

Gastrit, midenin iç yüzünde bulunan zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ve beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. Halk arasında mide iltihabı veya mide nezlesi de denmektedir.

Gastriti hazırlayıcı nedenler

Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çiğnemek ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.

Gastrit belirtileri

Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırılınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilkbahar ve son bahar aylarında artar.



Gastrit tedavisi

Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilaçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.

Mide sorunlarından doğal yollarla kurtulun

Genellikle beslenme alışkanlıklarımızdaki hatalardan, tükettiğimiz besinlerden veya çevre kaynaklı olarak ortaya çıkan mide sorunlarından ve mide hastalıklarından kurtulmak için doğal yollara ve bitkisel tedavilere başvurabilirsiniz. İşte mide sorunlarından korunmak için izlemeniz gereken doğal yollar…

- Acı marulun kökünde ve gövdesinde bulunan süt, mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığı iyi gelir. Kurutulmuş acı marul yaprakları ve kökü safra kesesinin faaliyetini hızlandırır, hazmı kolaylaştırılır. Acı marulda idrar söktürme özelliği olduğu gibi, mide nezlesine de faydalı. Ayrıca kanamalarda da iyi bir dindiricidir.

- Ada çayı yapraklarından elde edilen toz mide suyunu tanzim eder, iştahı açar.

- Anason tohumlarının yenmesi mide ekşimesini önler. Anason tohumlarından elde edilen anason yağı mide rahatsızlıklarına iyi gelir.

- Andız otu kökünden yapılan çay, mide rahatsızlıklarına çok faydalıdır. Mideyi kuvvetlendirir, balgam söktürür. Üzüm şırasının içinde bir ay bekletilen andız otu, mide rahatsızlıkları tedavisinde etkilidir.

- Armut hazmı kolaylaştırır ama kendisinin hazmı kolay değildir. Midesi sorunlu olanlar elma gibi ısırarak yemek yerine suyunu tercih etmelidir. Armuttan en iyi şekilde yararlanmak isteyenler, yemeklerden önce yemelidir.

- Aşk otu (kurutulmuş) toz haline getirilir. 1 çay kaşığı 1 bardak sirkeye konularak içilir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Biber, mide salgısını çoğaltır.

- Ayva, mideyi kuvvetlendirir.

- Cevizin taze dallarının kabukları, meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılırsa mideyi kuvvetlendirir. Domates mide rahatsızlıklarına iyi gelir.



- Mandalina, spazma iyi gelir.

- Ebegümeci mide şikayetlerini düzeltir.

- Kimyon ve kişniş mide ve bağırsak gazlarını yok eder.

- Lahana çiğ olarak mide ülserine faydalıdır.

- Melek otu mideyi kuvvetlendirir. Mide ifrazatını artırır.

- Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay, mide ve bağırsak kanamalarında faydalıdır.

- Soğan ve üzüm, üril asiti yok eder.


Mide ekşimesini önleme yolları

Mideden yemek borusuna asit, safra, pankreas, ince bağırsak içeriğinin kaçması sonucu olan yanmalar, reflü hastalığı olarak adlandırılıyor. Midede meydana gelen ekşimeler için uzmanlar bir dizi tavsiyede bulunuyor.

Mide yanması sorunlarıyla birlikte; mide ekşimesi, ağza acı ve ekşi su gelmesi, geğirme, bulantı, kusma, yutma zorluğu, boğazda takılma hissi belirtileri görülüyor. Mide yanıklarının önlenmesi için şunlara dikkat edilmesi öneriliyor…

- Yatağın baş ucunu hafif yükseltin veya kullandığınız yastık sayısını artırın.

- Yemek sonrası sırt üstü yatmayın.

- Fazlaysa kilonuzu azaltın.

- Öne doğru eğilerek çalışmayın.



- Acı-ekşi, sirke, baharat, yağlı gıdalar ve kızartmalardan kaçının.

- Beli sıkan kemer, korse ve giysiler kullanmayın.

- Halter, vücut geliştirme gibi sporların reflü hastalığını artırdığını unutmayın.

- Kahve, narenciye, çikolata, domates, soğan, sarımsak, sosis, sucuk, salam, burger, pastırma, poğaça tüketimini azaltın.


Ülser nefes yoluyla tespit edilebilecek

Ülser, gastrit ve mide kanserine yol açan sinsi bakteri artık nefesinizde tespit edilebilecek. Helicobacter Pylori’nin Türk insanı ile olan ilişkisi Marmara Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından Türkiye çapında 55 ilde 10 bin kişi ile yapılan çalışmalar sonucu tespit edilecek ve Eylül 2004 tarihinde bitirilip açıklanması planlanan bu çalışma sonucunda Türkiye’nin Helicobacter Pylori haritası bilimsel olarak belirlenecek.

Bakteri mide kanserine yol açıyor
Avustralyalı patolog Robin Warren ve gastroenterolog Barry Marshall’ın 1982 yılında yaptıkları araştırma, ülser hastalığının nedeninin bir bakteri olduğunu ortaya çıkardı. Bu buluş bilim dünyasında bomba etkisi yaratmış ve hekimlerin çoğu bu teoriye karşı tavır koyup eski tedavilerde ısrar etmişlerdi. 1994 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde düzenlenen bir uzlaşma toplantısında Peptik Ülsere büyük bir çoğunlukla Helicobacter Pylori adlı bakterinin yol açtığı ve bu hastalıkta antimikrobiyal tedavi yapılmasının zorunluluğu kabul edilmişti.



Dünyadaki en yaygın hastalık
Helicobacter pylori gastriti ve ülseri bugün dünyada en yaygın görülen hastalıklardan birisi ve dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 60′ı bu bakteri ile enfekte olan bu kişilerin hemen hemen tümünde gastrit gelişiyor. Helicobacter pylori onikiparmak bağırsağı ülserlerinin yüzde 95, mide ülserinin ise yüzde 85′inde neden olarak gösterilmektedir. Bu bakterinin yüzde 1-3 oranında mide kanserine yol açması enfeksiyonun önemini artırıyor. Enfeksiyon oral-oral (ağız yoluyla) veya oral-fekal (dışkı bulaşık gıda/içecek) yolla bulaşmakta ve sağlık koşullarının kötü olduğu durumlarda, sosyoekonomik düzeyi düşük ve gelişmekte olan ülkelerde enfeksiyonun görülme sıklığı daha yüksek.

Mide kanseri belirtilerini önemseyin

Mide kanseri, tüm kanser türleri arasında ölüm nedeni olarak ikinci sırada. Bu hastalıkta da erken teşhis hayat kurtarıyor. Görülme sıklığı ve ölüme sebebiyet verme açısından tüm kanserler içinde ikinci sırada yer alan mide kanserinin belirtileri, birçoğumuzun önemsemediği, üzerinde durmadığı basit şikayetlerden oluşuyor.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Uğur Emre, mide kanserinin, düşük sosyoekonomik düzeyli, aşırı tuzlu, doğrudan ateşe maruz bırakılmış yiyeceklerle beslenen, maden, kimyasal işinde çalışan ve sigara içen kişilerde daha çok görüldüğünü belirtiyor.



Emre, “Kanserin geç evrede tespiti, tedavinin başarısını azaltmaktadır. Mide kanserinin ileri dönemlerinde en sık görülen bulgular, kilo kaybı, erken doyma ve kusmadır” diyor. Tedaviye rağmen düzelmeyen mide rahatsızlıklarında sık sık ilaç değiştirmek yerine mutlaka endoskopik kontrol yapılması gerektiğine dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Emre, mide kanserinde cerrahi uygulamanın kaçınılmaz olduğunu dile getiriyor.

Düzensiz beslenme mide ağrısı yapıyor

Mide ağrısı, hazımsızlık ve hazımsızlığın sonucunda karında meydana gelen şişlik; dengesiz ve düzensiz beslenme sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Mide ağrısı ve karında şişliğin ayrıca bir sindirim sistemi hastalığının da işareti olabileceği unutulmamalıdır.

Hazımsızlığın belirtilerini şöyle sıralanabilir:
- Midede dolgunluk hissi,
- Midede ağrı ve yanma,
- Karında şişlik geğirme ve gaz çıkarma,
- Kabızlık,
- Nadir durumlarda ishal.

Hazımsızlığın birinci sebebi yiyeceklerin ağızda iyi çiğnenmemesidir. Bir münakaşa ve ruhi gerginlik sırasında yenen yemeklerde bolca hava yutulmakta; yiyecekler acele ile iyice parçalanmadan yenmekte en önemlisi sinir sisteminin dengesi bozulduğundan ifrazat bezleri yeterince çalışmamaktadır.

Bu gibi durumlarda ağzınıza aldığınız lokmayı iyice çiğnemeden yutmayınız. Hazımsızlığın bir diğer sebebi bol yağlı ve nişastalı (hamur işi) yemeklerle beslenmedir. Bunlar hazmı zor yiyecekler olup mide ve bağırsaklarda fazla beklemektedirler.

Kabızlığın sebebi de bunların bağırsaklarda fazla beklemesidir. “Bağırsak tembelliği” dediğimiz hastalığın ortaya çıkış sebebi de yine hazmı zor yiyeceklerle beslenmedir.

Bu gibi durumlarla karşılaşıldığında aşağıdaki uyarıları dikkat alın:
- Yağlı ve unlu yemekleri tıka basa yemeyiniz.
- Sofranızda mutlaka sebze yemeği ve yeşillik bulundurunuz.
- Yemek sonunda mümkün mertebe unlu tatlılar yerine taze meyve yiyin.
- Salata ile yenen etli ve hamur işi yemeklerin hazmı daha kolay olduğundan bilhassa akşam yemeklerinde salata bulundurunuz.

Organik hastalıklara bağlı hazımsızlık

- Yemeklerden hemen sonra veya bir saat içinde ortaya çıkan hazımsızlık belirtileri safra kesesi yetmezliği gastrit mide ülseri ve kanseri gibi hastalıkların işareti olabilir.

- Yemeklerden birkaç saat sonra gelişen rahatsızlıklar on iki parmak bağırsağı ülserini ve pankreas yetmezliğini düşündürür.



- Geceleri ortaya çıkan hazım şikayetlerinde ve arka üstü yatıldığı zaman kendisini gösteren mide ağrılarında ise pankreas kanseri veya mide fıtığı şüphesini kuvvetlendirir.

- Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, (üremi) akciğer veremi ve her türlü kanser vakalarında da hazımsızlık şikayetleri görülebilir.

- Hazımsızlıktan şikayet eden kimse beslenmesine dikkat ettiği halde rahatsızlıkları devam ediyor ise; mutlaka bir doktora muayene olmalı gerekirse teşhis için film çektirmeli ve testler yaptırmalıdır.

Yemeklerden bir iki saat sonra midede ağrı yanma kazıntı ve basınç şeklinde kendisini belli eder. Ekşi geğirmeler ağız ve boğazdan gelen gazlardan dolayı yanmalar bazen de ekşi kusmalar fazla mide asidini işaret ederler.

Tedavi mide asidini artıran yemeklerden uzak durmaya yöneliktir. Tuzlu, şekerli ve baharatlı yemekler, et konserveleri, kızartmalar, çay, kahve, sigara, alkol ve çiğ soğan bunların başında gelmektedir.

Et yumurta taze peynir süt gibi proteinli yiyeceklerle tuzsuz ve az yağlı yemekler perhiz için faydalı gıdalar cinsindendir.

- Muayene neticesinde hazımsızlığın sebebi yetersiz mide salgısından kaynaklandığı tespit edilirse buna asitsiz dispepsi adı verilmektedir. Yemeklerden sonra bir-iki saat müddetle mide de ağırlık hissi duyulur. İshal ateş nöbetleri ve baş ağrısı görülebilir. Dışkı çok pis kokar.

Asitsiz dispepsi de iyi pişirilmek şartı ile her türlü et verilebilir. yumurta rafadan tavada pişmiş veya çorba içinde yenebilir. Çorba yağsız ve bol tuzlu olmalıdır. Çay kahve baharat serbesttir. Ekmek tercihen bayat ve kızarmış halde yenmelidir. Beden hareketleri kısa yürüyüşler ve temiz hava da çok faydalıdır.

Mide ağrısı ve karında şişliğin nedenleri
Mide ağrısı, hazımsızlık ve sonucunda karında meydana gelen şişlik dengesiz ve düzensiz beslenme sonucu meydana gelen bir rahatsızlıktır. Ayrıca mide ağrısı ve karında şişliğin bir sindirim sistemi hastalığının da işareti olabileceği unutulmamalıdır.

Hazımsızlığın belirtilerini şöyle sıralanabilir:
- Midede dolgunluk hissi,
- Midede ağrı ve yanma,
- Karında şişlik, geğirme ve gaz çıkarma,
- Kabızlık,
- Nadir durumlarda ishal.

Hazımsızlığın birinci sebebi, yiyeceklerin ağızda iyi çiğnenmemesidir. Bir münakaşa ve ruhi gerginlik sırasında yenen yemeklerde, bolca hava yutulmakta; yiyecekler acele ile iyice parçalanmadan yenmekte, en önemlisi sinir sisteminin dengesi bozulduğundan ifrazat bezleri yeterince çalışmamaktadır.

Bu gibi durumlarda ağzınıza aldığınız lokmayı iyice çiğnemeden yutmayınız. Hazımsızlığın bir diğer sebebi, bol yağlı ve nişastalı (hamur işi) yemeklerle beslenmedir. Bunlar hazmı zor yiyecekler olup, mide ve bağırsaklarda fazla beklemektedirler.

Kabızlığın sebebi de bunların bağırsaklarda fazla beklemesidir. “Barsak tembelliği” dediğimiz hastalığın ortaya çıkış sebebi de yine hazmı zor yiyeceklerle beslenmedir.

Bu gibi durumlarla karşılaşıldığında aşağıdaki uyarıları dikkat alın:
- Yağlı ve unlu yemekleri tıka basa yemeyiniz.
- Sofranızda mutlaka sebze yemeği ve yeşillik bulundurunuz.
- Yemek sonunda mümkün mertebe unlu tatlılar yerine taze meyve yiyin.
- Salata ile yenen etli ve hamur işi yemeklerin hazmı daha kolay olduğundan, bilhassa akşam yemeklerinde salata bulundurunuz.

Organik hastalıklara bağlı hazımsızlık

- Yemeklerden hemen sonra veya bir saat içinde ortaya çıkan hazımsızlık belirtileri, safra kesesi yetmezliği, gastrit, mide ülseri ve kanseri gibi hastalıkların işareti olabilir.

- Yemeklerden birkaç saat sonra gelişen rahatsızlıklar on iki parmak bağırsağı ülserini ve pankreas yetmezliğini düşündürür.



- Geceleri ortaya çıkan hazım şikayetlerinde ve arka üstü yatıldığı zaman kendisini gösteren mide ağrılarında ise pankreas kanseri veya mide fıtığı şüphesini kuvvetlendirir.

- Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği (üremi), akciğer veremi ve her türlü kanser vakalarında da hazımsızlık şikayetleri görülebilir.

- Hazımsızlıktan şikayet eden kimse, beslenmesine dikkat ettiği halde rahatsızlıkları devam ediyor ise; mutlaka bir doktora muayene olmalı, gerekirse teşhis için film çektirmeli ve testler yaptırmalıdır.

Yemeklerden bir iki saat sonra midede ağrı, yanma, kazıntı ve basınç şeklinde kendisini belli eder. Ekşi geğirmeler, ağız ve boğazdan gelen gazlardan dolayı yanmalar, bazen de ekşi kusmalar fazla mide asidini işaret ederler.

Tedavi, mide asidini artıran yemeklerden uzak durmaya yöneliktir. Tuzlu, şekerli, baharatlı yemekler, et konserveleri, kızartmalar, çay, kahve, sigara ve alkol, çiğ soğan bunların başında gelmektedir.

Et, yumurta, taze peynir, süt gibi proteinli yiyeceklerle tuzsuz ve az yağlı yemekler perhiz için faydalı gıdalar cinsindendir.

- Muayene neticesinde hazımsızlığın sebebi yetersiz mide salgısından kaynaklandığı tespit edilirse, buna asitsiz dispepsi adı verilmektedir. Yemeklerden sonra bir-iki saat müddetle mide de ağırlık hissi duyulur. İshal ateş nöbetleri ve baş ağrısı görülebilir. Dışkı çok pis kokar.

Asitsiz dispepsi de iyi pişirilmek şartı ile her türlü et verilebilir. Yumurta, rafadan, tavada pişmiş veya çorba içinde yenebilir. Çorba yağsız ve bol tuzlu olmalıdır. Çay, kahve, baharat serbesttir. Ekmek, tercihen bayat ve kızarmış halde yenmelidir. Beden hareketleri, kısa yürüyüşler ve temiz hava da çok faydalıdır.


Karın Şişmesi


abdominal şişme (Karın Şişmesi)
Abdomende çeşitli nedenlere bağlı olabi­lecek genişleme. Abdominal şişme, obezitenin ve hamilelik sırasında uterusun büyümesinin doğal bir sonucudur. Abdominal şişmenin bazı nedenleri za­rarsızdır. Midede veya barsakta gaz ra­hatsız edici bir şişkinliğe neden olabilir. Geçici su toplanmasının sonucu olan şiş­kinlik bazı kadınlarda menstrüasyondan (adetten) hemen önce görülebilir. Diğer nedenler daha ciddi olabilir. Örneğin, assit (abdomen boşluğunda sıvı birikmesi) kanserin veya kalp, böbrek ya da karaci­ğer hastalığının bir belirtisi olabilir; bar­sak tıkanmasına (bkz. barsak, tıkanma) veya över kistine bağlı olarak da şişkin­lik görülebilir.

ARAŞTIRMA
Altta yatan nedenin tanısı için röntgen çekilmesi (bkz. abdominal röntgen), ult­rason taraması, laporotomi (abdomenin cerrahi olarak araştırılması) ya da lapo­roskopi (rijit ya da fleksibl gözlem tübü kullanılarak içerinin incelenmesi) gere­kebilir. Assitte abdomendeki sıvının bir kısmı ayrıntılı inceleme için dışarı alına­bilir.
abdomene baskı
Büyük çocuklarda ve erişkinlerde ciddi boğulmayı tedavi etmek için kullanılan Heimlich manevrası diye de bilinen ilk yardım tekniği (bebeklerde buna karşı­lık gelen teknik göğse baskı uygulanma­sıdır). Havayolu tıkanmasını açmak için üst abdomene, kaburgaların hemen altı­na keskin yukarı doğru ve içe doğru bas­kı uygulanmasından oluşur.


Karındaki gazı genelde kokusuz olan,karbondioksit, oksijen, nitrojen, hidrojen ve bazen de metan gazları oluşturur.

Gazın hoş olmayan kokusunu ise kalın barsaktaki bakterilerin oluşturduğu sülfür içeren az miktardaki gazlar oluşturur. Barsaklardaki gazın %1’den azı kokuyu oluşturan gazlardır, bunlar uçucu kısa zincir yağ asitleri, amonyak, hidrojen sülfür ve değişik uçucu amino asitlerdir.

Yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardan oluşan sindirim sistemimizdeki gazın iki kaynağı vardır.

Bunlar:

1) Kalın barsakta normalde bulunan zararsız bakterilerin bazı sindirilmemiş gıdalarda bozulma yapması ile oluşan gazdır.

Hava yutma (aerofaji) mide gazının en sık sebebidir. Her insan yerken veya içerken bir miktar hava yutar.Hızlı yiyip içen, sakız çiğneyen, sigara içen ve uygun olmayan ( gevşek ) takma diş kullananlarda ise normalden fazla hava yutulur.

Midedeki gazın önemli bir kısmı geğirme ile çıkartılır, geride kalan kısım ince barsaklara geçer ve burada kısmen emilir, az bir miktarı ise kalın barsaklara geçer ve makat yolu ile atılır. Mide kendisi de mide asidinin bikarbonatla karışması sonucu karbondioksit gazı oluşturur ancak bu gazın önemli bir kısmı ince barsaklarda emilir ve kalın barsağa kadar ulaşmaz.

2) Sindirilmemiş Gıdanın Bozulması

İnsan vücudu bazı karbonhidratları ( şeker, nişasta ) ve pek çok gıdada bulunan lifleri ince barsaklardaki enzimlerin yetersizliği ya da yokluğu nedeni ile sindiremez. Bu sindirilmemiş gıda ince barsaklardan kalın barsağa geçtiğinde, kalın barsaktaki normal flora dediğimiz zararsız bakterilerce bozulmaya uğrar ve hidrojen, karbondioksit, insanların üçte birinde de metan gazı oluşur. Sonuçta bu gazlar anüs yoluyla dışarı atılırlar. Metan gazı oluşan insanların gaitaları su içinde yüzer. Araştırmalar neden bazı insanlarda metan gazı oluşup bazılarında oluşmadığını açıklayamamıştır.

Bir kişide gaz oluşturan gıdalar başka bir kişide gaz oluşturmayabilir. Kalın barsaktaki bazı bakteriler diğer bakterilerin oluşturduğu hidrojeni yıkabilirler. Bu iki tip bakteri oranı da bazı kişilerde daha çok gaz oluşunu açıklayabilir.

Karbonhidrat içeren gıdaların pek çoğu gaz yapar, buna karşılık yağlar ve proteinler daha az gaz yapan gıdalardır.

Şekerler: Gaz oluşturan şekerler raffinoz, laktoz, fruktoz ve sarbitoldur.
Raffinoz: Fasülye bu kompleks şekeri çok miktarda içeren bir besindir. Daha az oranda lahana, bruksel lahanası, karnıbahar, kuşkonmaz, diğer sebzeler ve tüm hububatlarda bulunur.
Laktoz: Laktoz sütteki tabi şekerdir. Peynir, dondurma gibi ürünlerde de bulunur. Ekmek, tahıl, mayonezde de bulunur. Özellikle Afrika ve Asya kökenli ırklarda laktozu sindirmeyi sağlayan laktuloz enzimi düzeyi düşüktür, kişi yaşlandıkça da enzim düzeyi düşer. Bunun sonucu olarak kişiler yaşlandıkça laktoz içeren gıdalar yeme sonucu oluşan gaz şikayeti giderek artacaktır.
Fruktoz: Fruktoz normalde soğan, enginar, armut ve buğdayda bulunur. Ayrıca bazı içeçek ve meyva sularında tadlandırıcı olarak kullanılır.
Sorbital: Sorbital meyvalarda doğal olarak bulunan bir şekerdir. Elma, armut, şeftali ve erikte çok vardır. Ayrıca birçok diyet gıdalarında, tadlandırıcılarda ve sakızlarda bulunur.
Nişasta: Patates, mısır, bazı tatlılar, pastalar ve buğdayda bulunan nişastanın bir kısmı kalın barsağı geçip orada bakterilerce yıkılarak gaz oluşturur. Pirinç gaz oluşturmayan tek nişasta çeşididir.
Lif: Pek çok gıda eriyebilen ve erimeyen lifler içerir. Eriyebilen lifler suda kolayca çözünür ve barsaklarda jel kıvamında bir yapı oluşturur. Bunlar, yulaf, fasulye, bezelye ve pek çok meyvada bulunurlar. Eriyebilen lifler kalın barsağa kadar sindirilmeden gelip, burada gaz oluşumuna yol açarlar. Erimeyen lifler ise barsaklardan hiç değişmeden geçer ve çok az gaz oluştururlar. Buğday, kepek ve bazı sebzeler bu tür lifleri içerirler.

karınında şişkinlik ve gaz olan hastalarda en sık görülen semptomlar :

-geğirme,
-çok gaz çıkartma,
-karında şişkinlik ve
-karın ağrısıdır.

Bu bulgular herkeste oluşmayabilir. Burada en belirleyici faktörler vücudun ne kadar gaz ürettiği, barsakların ne kadar yağ asidi absorbe ettiği ve kişideki kalın barsağın gaz gerginliğine olan hassasiyetidir.

Geğirti: Yemek sonrası mide dolu iken ara sıra oluşan geğirme normaldir. Sık geğirtisi olan bazı kişiler ise yemek yerken aşırı hava yutarlar ve bu hava mideye inmeden geri gelip geğirti oluşabilir.

Sık geğirtisi olan kişilerde ise reflü hastalığı, mide fıtığı, gastrit, ülser gibi üst sindirim sistemi rahatsızlıkları olabilir.

Geğirti yapan iki nadir görülen kronik gaz sendromu vardır. Bunlar meganblase sendromu ve gaz-bloat sendromudur. Meganblase sendromu özellikle ağır yemek yeme sonrası, yemek esnasında aşırı hava yutmaya ve bunun midede aşırı şişkinlik yapmasına bağlıdır. Bunun sonucu aşırı şişkinlik, tıkanma hissi ve nefes darlığı oluşabilir ve bu durum kalp krizini taklit edebilir.

Gaz-bloat sendromu ise reflü hastalığı ameliyatları sonrası oluşabilir. Bu ameliyatta yemek borusu ile mide arasında oluşturulan yeni yapı gıda ve havanın mideye geçmesine izin verir ancak normal geğirme ve kusma eylemini engelleyebilir. Özellikle çok hava yutanlarda bu durum ciddi bir sorun haline gelebilir.

Soğan, domates ve biberli gıdalar geğirmeyi arttırır. Sürekli geğirme ise bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Bunlar safra kesesi taşları, ülser hastalığı ve reflü hastalığıdır. Ankisiyete yani aşırı endişe hallerinde de çok hava yutup devamlı geğirme alışkanlık haline gelebilir.

fazla sayıda gaz çıkartma çok sık dile getirilen bir yakınmadır. Ancak kişiler günde 10-25 kez, ortalama 14 kez gaz çıkartırlar ve bu da normaldir. Bazen çok fazla gaz çıkartmanın sebebi ağır karbonhidrat sindirim bozukluğu veya kalın barsaklarda aşırı bakteri üremesi olabilir.

tıpta karında aşırı şişkinlik haline ” Distansiyon ” adı verilir.

Çoğu insan karında şişkinlik hissinin çok fazla gaz oluşmasına bağlı olduğunu düşünür. Aslında çoğunlukla gaz miktarı normaldir ancak bazı rahatsızlıklara bağlı kişi çok gaz varmış gibi algılar çünkü gaza karşı hassasiyeti artmıştır.

Aşırı karın şişkinliği genellikle barsak çalışma bozukluklarına bağlıdır. En sık olarak irritabl barsak sendromu veya spastik kolon denilen durumlarda oluşur. Bu kişilerde barsak çalışması bozulmuş ve barsak adelelerinde kasılmalar oluşmuştur. Kalın barsağın splenik fleksura denilen dalak bölgesindeki kısmında gaz sıkışması olabilir. Bu duruma splenik fleksura sendromu denir ve karın üst kısımlarında, özellikle sol üst kısımda rahatsızlık, adele spazmı, şişkinlik, ağrı ile kendini gösterir.

Barsaklarda iltahaba, bunun sonucu da daralma ve tıkanıklıklara yol açan divertikülit, kron hastalığı gibi durumlarda ve barsak kanserlerinde de karında şişkinlik oluşur. Daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde oluşabilecek barsak yapışıklıkları da karında şişkinlik yapabilir.

Ayrıca çok yağlı gıda yendiğinde de mide boşalması gecikir ve kişiler fazla gaz oluşması olmadan da şişkinlik ve rahatsızlık hissi duyabilirler.

Bazı kişiler barsaklarda gaz olduğunda karın ağrısı duyabilirler. Gaz kalın barsağın sol tarafında toplandığında kalp sıkışması hissi ile kalp rahatsızlığı ile karışabilir. Kalın barsağın sağ tarafında aşırı gaz olduğunda ise safra kesesi ve apandisitte duyulan ağrılara benzer ağrılar oluşabilir.

hastalığın teşhisine gelince….

Gaz yakınması bazı ciddi hastalıklarda da oluşabileceği için kişiye tanı konup bu hastalıklar ekarte edilmelidir. Kişinin yeme alışkanlıkları ve yakınmalarının birbiri ile ilgisini belirlemek önemlidir. Hangi gıdaların daha çok gaz yaptığı araştırılır.

Eğer laktoz yetersizliğinden şüphelenilirse bir müddet için süt ve sütlü gıdalar yasaklanarak durum takip edilebilir. Laktoz intoleransını belirlemek için kan ve nefes testleri yapılabilir. Karında aşırı şişkinlik olanlarda karında su toplanıp toplanmadığı, barsaklarda iltahabi hastalık olup olmadığı incelenmelidir.

Karında şişkinlik ve gaz yakınmaları olan 50 yaşın üzerindeki kişilerde kalın barsak kanseri olasılığı dikkate alınmalıdır.
Özellikle ailesinde barsak kanseri olan kişilerde bu durum daha önemlidir. Bu durumda barsakların ışıklı kamera ile incelenmesi anlamına gelen kolonoskopi yapılmalıdır. Özellikle açıklanamayan kilo kaybı, ishal veya gaitasında kan olan kişilerde bu olasılık çok dikkatle araştırılmalıdır.

tedavisine gelince…

Belirli bir hastalık sonucu oluşmadığı gösterilen gaza bağlı rahatsızlıkları geçirmek için diyet değişikliği, gerektiğinde ilaç kullanılır ve hava yutmayı azaltmak gereklidir. Doktorların azaltmalarını veya kesmelerini önereceği gıdalar maalesef genellikle meyve, sebze, hububat ve süt ürünleri gibi sağlıklı gıdalardır.

Ayrıca şişkinlik ve hazımsızlık hissini azaltmak için yağsız gıdalar yenmelidir. Böylelikle mide daha hızlı boşalır ve gaz barsaklara daha hızlı geçip ileriye doğru gider.

Her bir gıdanın gaz yapıp yapmayacağı ve eğer gaz yaparsa ne kadar gaz yapacağı kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için her bir bireyle ayrı ayrı konuşup ona göre diyet düzenlemesi yapılmalıdır.

Gaz yakınmaları diyet düzenlemesi ile geçmiyor ise antiasitler, sindirim enzimleri, karbon preperatları, barsak çalıştırıcı ilaçlar kullanılabilir.

Yutulan havayı azaltmak için sakız çiğnememek, sert şekerleme yememek, yemekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yemek gereklidir. Eğer takma diş kullanılıyorsa bu mutlaka çeneye oturan bir protez olmalıdır.

hülasa ; gaz ve şişkinlik yakınmaları basit hazımsızlık şeklinde olabileceği gibi, bazı enzim eksiklikleri, iltahaplanmalar, yapışıklık, kanser gibi değişik birçok rahatsızlıkdan da meydana gelebilir.

Bu nedenle bu tip yakınması olanlar, eğer yakınmaları süreklilik kazanıyorsa mutlaka bir doktora başvurmalı, tanı ve tedavilerinin doğru bir şekilde yapılması sağlanmalıdır.

benim size önerim ;bizzat bir dahiliye uzmanına muayene olarak hastalığınızın tam olarak teşhis edilmesi ve buna göre gerekli tedaviyi görmenizdir.

Karın Ağrısı

abdominal ağrı (karın ağrısı)
Abdomen boşluğunda rahatsızlık. Abdo­minal ağrıya eşlik semptomlar arasında gaz çıkarma, bulantı, kusma, guruldama sesi ve şişkinlik (gaz) yer alabilir.

NEDENLERİ
Hafif karın ağrısı sık görülür ve genel­likle aşın alkol alımına, uygun olmayan beslenmeye, gaza, diyare atağına veya iritabl barsak sendromuna bağlıdır. Alt ab­domende ağrı menstrüasyon (adet) sıra­sında sık olmakla birlikte bazen endometriyozis (uterusu döşeyen dokunun parçacıkların abdomenin anormal yerle­rinde bulunması) gibi bir jinekolojik has­talığa bağlı olabilir. Sistit alt abdomende ağrı ve rahatsızlığın bir başka sık görü­len nedenidir. Üriner obstrüksiyona bağ­lı mesane distansiyonu da karın ağrısı ya­pabilir.
Abdominal kolik, iç organlardan biri kas spazmı geçirdikçe birkaç dakikada bir or­taya çıkan ağrı için kullanılan terimdir. Kolik vücudun taş veya iltihap alanı gibi bir tıkanmanın üstesinden gelme çabası­dır. Kolik atakları daha şiddetli hale ge­lebilir ve kusma ile birlikte olabilir (bkz. abdomen, akut).
Peptik ülser, midede asid miktarında ar­tış ile birlikte olup sıklıkla tekrarlayan iç kemirici bir ağnya neden olur. Abdomi­nal ağrının diğer olası nedenleri pyelonefrit (böbreklerin iltihabı) ve pelvik inflamatuvar hastalık (kadınlarda iç üreme organlarının iltihabı) gibi enfeksiyon­lar, ve bir volvulus (barsağın kıvrılma­sı) kan damarlarını tıkadığı zaman görülen iskemidir (kan akımının olmaması). Abdominal organları etkileyen tümör­ler ağrıya yol açabilir. Karın ağrısı, anksiyete gibi bir psikolojik nedene de bağ­lı olabilir.

TEDAVİ
Hafif karın ağrısında, hastanın havluyla sarılmış sıcak su şişesi veya sütlü bir içe­cek içmek gibi yöntemlerle kendi ken­disini tedavi etmesi genellikle etkilidir. Peptik ülsere bağlı ağrı yemek yemekle veya antasid ilaçlar almakla geçici ola­rak hafifleyebilir.
Kusma ile hafiflemeyen, altı saatten uzun süren veya terleme ya da bayıl­ma ile seyreden karın ağrısı acil medikal yardım gerektirir. Ağrıya sürek­li kusma, kanlı kusma veya kanlı ya da siyah renkte dışkılama eşlik etmesi ha­linde de acil yardım gerekir. Açıklana­mayan kilo kaybı veya barsak alışkanlık­larında değişiklikler ile birlikte görülen karın ağrısı da daima bir doktor tarafın­dan araştırılmalıdır.

Doktor fizik muayeneye ve hastanın semptomlarının ayrıntılı şekilde tanım­lanmasına dayanarak karın ağrısı tanı­sı koyar. Şiddetli karın ağrısının araştı­rılması, kan testlerini, ultrason tarama gibi görüntüleme testlerini ve laporoskopi (abdomen boşluğunun gözlenmesi), gastroskopi (mide ve doudenumun (12 parmak barsağı) gözlenmesi) veya kolonoskopi (kalın barsağm gözlenmesi) şek­linde endoskopiyi de içerebilir.



10 gün önce endoskopi sonucumda duodenit teshisi konuldu. Beni duodenit hakkında bilgilendirirseniz sevinirim. Yaklaşık bir aydır sol kaburgalarımın alt kısmında rutin bir ağrı var. Bu ağrı nedendir? Ayrıca sol karın boşluğumdaki ağrının sebebi duodenitis olabilir mi? Şimdiden teşekkürler.



Duodenit mideden sonra gelen onikiparmakbağırsağının fazla asit nedeni ile kızarık ve şiş olmasıdır ki kullanılan ilaçlarla çok kısa süre içinde (midede sancı, yanma ve hazımsızlık gibi) yakınmalar geçer. Karın sol üst kadrandaki ağrının duodenit ile bir ilgisi yoktur. O bölgede dalak, böbrek, kalınbağırsak ve akciğer gibi organlardan kaynaklanan ağrılar görülebilir ki bir İç hastalıkları Uzmanına görünmeniz yararlı olacaktır.

Merhaba. Yaklaşık bir buçuk yıl önce mide şikayetleri çekmeye başladım. Bunun üzerine Mart 2006'da endoskopi yaptırdım, kronik süperfisiyel gastrit (h. pylori) teşhisi konuldu. Doktor mide şikayetlerimin büyük oranda stresten kaynaklandığını söyledi ve yaklaşık 8 aydan beri ilaç tedavisi görüyorum. Aprasol, pankreoflat kullandım. Hastalığım ilk başladığı aşamada değil ama tam olarak iyileşme sağlayamadım. Midemde aşırı şekilde özellikle açken geğirme ve gaz oluyor. Karnımın sol tarafında kasığa doğru sanki bir gaz birikmesi oluyor ve derin nefes alıp verdiğimde goruldama sesine benzer bir ses geliyor. Bu durum beni aşırı şekilde rahatsız ediyor. Bu olay belli bir zaman aralığında tekrarlıyor. Özellikle karnım açken daha çok oluyor. Öneriniz ve tedavi yöntemi ne yönde olmalıdır? Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.


Mide ve bağırsak yakınmalarınızı birbirine karışmış durumda. Buna bir de sizi takip eden hekimden ayrıntılı bilgi almamanız da eklenince bu yakınmaların geçmemesi fazla anormal gözükmedi bana. Mide ve bağırsaklarınıza yönelik olarak tüm tetkikleriniz tamamlanmalı ve bir hastalık var ise ona yönelik tedavi başlanmalı, bir hastalık bulunmaz ise yakınmalarınızın strese bağlı olduğu belirtilmelidir. Burada özellikle her yakınma (bir bütün içerisinde) ayrı ayrı ele alınmalı ve her biri ile ilgili ayrıntıları ile açıklama getirilmelidir. Bu konunun uzmanları Gastroenterologlardır. Bulunduğunuz yerde bir Gastroenteroloji Kliniğine başvurmalısınız. Geçmiş olsun.


Sorulardan birine verdiğiniz cevapta: Karında gurultu yakınması tek başına ise yani başka şikayet yok ise bağırsaklarda ciddi bir sorun düşünülmeyebilir demişsiniz ve bağırsak düzenleyicisi dediğiniz ilaçlarla bu yakınmaların geçebileceğinden bahsetmişsiniz. Bana da yapılan tetkiklerin sonucu temiz çıktı ve IBS teşhisi konuldu. Fakat tek sorun iş ve sosyal hayatımı olumsuz etkileyen gurultular oldu. Kreon, duspatalin, debridat, pankreoflat denedim fakat işe yaramadı. Önereceğiniz başka bir ilaç olabilir mi? Saygılarımla.


Sağlık sayfamızdaki soruları ve bunlara verdiğim yanıtlarımı gözden geçirdiyseniz soru soran hastalarımıza doğrudan ilaç önermediğimi görmüş olmalısınız. Bu köşenin amacı, verilen (genellikle kısıtlı) bilgiler doğrultusunda sizlere açıklamalarda ve önerilerde bulunmak ve gerekiyorsa ilgili branş hekimlerine ya da kliniklere yönlendirmektir. Bunun dışında kısa cümlelere sığan yakınmalarınıza bakarak tanı koymak ve tedavi önermek zaten tıbben uygun değildir. Sizi takip eden (ve Gastroenterolog olması gereken) hekiminize yakınmalarınızın geçmediğini iletirseniz size yardımcı olacaktır. Sağlıklı olun, mutlu kalın.

Bundan iki ay önce midemde ekşime, ağzımda elma benzeri bir tat ve midemden yemek borusuna doğru yanma başladı. Endoskopi yapıldı ve az miktarda gastrit ve A düzeyinde reflü saptandı. Pariet adlı ilaç kullanıyorum fakat şikayetlerim zaman zaman devam ediyor. Bilgi vermenizi rica ediyorum.


Yemek borusunun altındaki kapakçığın açık kalması sonunda mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına reflü diyoruz. Aslında reflü fizyolojik bir olay yani tüm insanlarda var. Önemli olan ise bunun süresinin ve sıklığının artması. Her reflüsü olan kişiyi yoğun olarak tedavi etmiyoruz. Yani 3-5 ayda bir midesinde yanma olan ve bu yanması boğazına yayılan ve yapılan endoskopik tetkiklerinde bir patoloji bulunmayanlara geçici tedaviler veriyoruz. Burada önemli olan reflüye bağlı olarak yemek borusunun tahriş olması, yaralar açılması (yani özofajit gelişmesi). Böyle durumlarda mide içindeki asidin yoğunluğunu azaltan ilaçlar kullanıyoruz. Böylece reflünün sürmesine karşın yemek borusuna kaçan sıvının asiditesi az olacağından sorunlar gideriliyor ya da en aza indiriliyor. Sizde de yemek borusuna kaçan asit nedeniyle yaralar oluşmuş yani özofajit gelişmiş. Los Angeles sınıflamasına göre başlangıç düzeyinde (yani A) özofajitiniz var. (A düzeyinde reflü diye bir durum yok). Bunun için düzenli ilaç kullanmalı ve mutlaka bir Gastroenterolog takibinde olmalısınız. Aksi halde yakınmalarınızın sürmesi bir yana size gereksiz tedaviler uygulanabilir ve hatta ameliyat önerilebilir. Geçmiş olsun.

Midemde sabahları kalktığım zaman bulantı, midede tokluk, doygunluk, kazınma hissi, son dönemde de ağrı ve (normalde iştahlı biri olmama rağmen) iştahsızlık ortaya çıktı. Ne yapmalıyım? Teşhis için endoskopi şart mı?



Mide yakınmalarınız için endoskopi yapılırsa iyi olur. Ancak istemiyor iseniz kısa süreli bir tedavi verilip yakınmalarınızın geçip geçmediğine bakılabilir. İlaçla yakınmalarınız geçmez ise o zaman endoskopi yaptırırsınız. Bu nedenle bir Gastroenterologun yardımını almalısınız.

4 yıldır midemde helicobakter var. 2 kez uzun sureli(4 ay panto, lansor ve antibiyotik, 2 yıl aradan sonra da 1 ay 1000mg lik antibiyotik kullandım) ilaç tedavisi gördüm geçmedi. Acaba antibiyotikler iyice mikrobu kuvvetlendirdi mi? Doktorum en son hic bir ilaç vermedi ve 1yil ara verelim dedi. Fakat midem hala yaniyor. Ayrica reflü de var. 37 yaşındayım Kansere çevirmesinden endişeliyim. Ne yapmalıyım?


Helicobacter pylori durduk yerde mide kanserine yol açmaz. Bu nedenle de ille yok edilmesi gerekmez. Bu mikroorganizmanın hangi koşullarda yok edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Yurdumuzda bu mikrobun görülme sıklığı %80'in üzerindedir. Yani en az elli milyon insanımızda bu mikroorganizma bulunmaktadır ama mide kanseri çok sık görülmemektedir. Bu konu ile bağlantılı olarak diğer sayfalarda bulunan Helicobacter pylori başlıklı yazımı okursanız ayrıntılı bilgi edinebilir ve endişelerinizden uzaklaşabilirsiniz. Midenizin yanmasını bu mikroorganizmaya bağlamak mümkün değil. Bulunduğunuz yerde bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurmalısınız. Geçmiş olsun.

Merhaba hocam benim sorunum mide bulantısı ve aşırı iştahsızlık. Yemek yiyemiyorum yediğimi de çıkartıyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Ne yapmam gerekiyor? Saygılarımla.

Midenizin koşullarının bozuk olduğu belli oluyor. Bu açıdan incelenmeli ve sonuca göre tedavi olmalısınız. Muayene ve tetkik yapılmadan daha fazla bir yorum yapmak mümkün değildir. Geçmiş olsun.

Yapılan endoskopimde midemde 5 cm genişleme var ya ömür boyu ilaç kullanacaksın yada ameliyat olacaksın dedi ben de ameliyatı tercih ettim 5 ay sonra ameliyat olacağım şimdilik ilaç kullanıyorum ama midemdeki yanma hala devam ediyor midem şiş yediklerimi hazmedemiyorum. Kabızlık problemlerimde var.


Mide ile ilgili olarak ameliyat olacaksanız bunun kararını mutlaka bir Gastroenteroloji Uzmanı vermelidir. Ayrıca kabızlık, karında şişkinlik ve hazımsızlık gibi yakınmalarınızın ameliyatla geçmeyeceğini de unutmayınız. Sağlıklı olun, mutlu kalın.

Merhaba endoskopi sonucumda pangastrit, pilor disfonksiyonu ve kardiya yetmezliği yazıyor. 15 yıldır mide ağrısı çekiyorum çok sayıda ilaç kullandım. önceleri fayda ediyordu artık etki etmiyor. Son kullandığım ilaç pantpas pilor disfonksiyonu ne demek ? Ne yapmamı önerirsiniz teşekkürler.



Yazdığınız tanılar midede fazla ağrı yapmaz. Ağrılarınızın nedeni mide mi bilemiyorum. Pilor disfonksiyonu safranın mideye kaçtığının bir ifadesidir ki buna yönelik bir ilaç kullanmıyorsunuz. Bulunduğunuz yerde bir Gastroenteroloji Ünitesine başvurmalısınız. Geçmiş olsun.

Benim safra kesemde taş ya da polip olduğu saptandı. Fakat kesin sonuca varılamadı. Sağ göğsümün alt kısmında ve sol kürek kemiğimde şiddetli ağrılarım oluyor. Sadece akşam yemeklerinden sonra veya geç yenilen meyve vb. gıdaların ardından yaklaşık 2,3 saat sonra ortaya çıkıyor. İsteyerek istifra ettiğimde rahatlıyorum. Endoskopi sonucumda gastrit ortaya çıktı. Acaba bu şiddetli ağrılarımın sebebi nedir?

Safra kesenizde saptanan oluşumun görüntüleme yöntemleri ile ayırt edilmesi gerekir. Çünkü safra kesesinde bulunan bir taş yıllarca sessiz kalabilirse de burada bulunan bir polip (çapına bağlı olarak) kanserleşme riski taşır. Özellikle çapı 10 mm'nin üzerinde olan poliplerin ameliyatla alınması önerilir. Mide ağrılarınızın nedeninin araştırılması gerekir. Gastrit genellikle bu derece şiddetli ağrı yapmaz. Bir Gastroenteroloji Ünitesine başvurmalı ve gerekirse endoskopinizi bir Gastroenterologun yapması koşuluyla tekrarlatmalısınız.


32 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. Yaklaşık 3 ay önce mide şikayetlerim başladı. Sabahları bulantı ve kusma hissi ile uyanıyorum. Bazen belime ve sırtıma vuruyor, baş dönmesi ve halsizlik oluyor, devamlı yatmak istiyorum. Doktor ülser olabilir dedi. Ülserde bel ağrısı olur mu? Ağrılarım bazen çok şiddetli oluyor, ne yapmam gerekir?



Bulantı ve kusma mide veya onikiparmakbağırsağı hastalıklarının belirtisidir. Bu nedenle tetkik edilmeli ve bir hastalık bulunur ise tedavi edilmelisiniz. Bir hastalık saptanmaz ise psikolojik kaynaklı yakınmalar açısından da değerlendirilmelisiniz. Ülserli hastaların bir bölümünde bele vuran ağrılar görülebilir. Bu nedenle bir Gastroenteroloji Ünitesine başvurmalısınız. Geçmiş olsun.

Bende Ülseratif Kolit var. Bütün bağırsağı kaplamış durumda. Ne yapmam gerekli? Şu anda Samsun Tıp Fakültesi'nde yatıyorum. Tavsiye edebileceğiniz doktor veya hastane var mı?


Halen bulunduğunuz fakülte bölgenizin en iyisidir. Oradaki Gastroenteroloji Kliniğinde bulunan hekimlerinize güveniniz ve sorularınızı onlar sorunuz. Başka hastane araştırmanıza gerek yoktur. Geçmiş olsun

Mide kanaması geçirdim ve doktor 2 kutu Uniklar ve 6 ay lansopral tedavisi verdi. 3 aydır kullanıyorum, bazen midemde ağrılar oluyor. Ne yapmam lazım ve hastalığın iyileştiğini nasıl anlayacağım?


Verilen tedavi yeterli ve uygundur. Zaman zaman olan ağrılarınızın mideden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır. Çünkü verilen tedavi ile midenizde fazla bir rahatsızlık beklenmez. Sizi takip eden hekiminize danışırsanız sorularınızı yanıtlayacaktır.

Bundan 2 yıl önce ülserim vardı, tedavi gördüm ve geçti. Tedavi olurken midemden parça alınıyordu. Biyopsi sonucunda lenfoma olasılığı düşündürmektedir çıkıyordu. Doktorum bunun tedavi olmazsam ciddi sonuçlar getireceğini söyledi. Başka bir yerde endoskopiye girdim. Burada da sonuçların doğru fakat abartılacak bir şey olmadığı söylendi. Daha önce tedavi gördüğüm yerde sık sık endoskopiye girmiştim. Bunun yanlış olduğunu söyledi. En son yaptığım tahlilde temiz çıktı. Senede bir kez tahlil yaptırmam söylendi. Benim anlayamadığım sonuçlarda çıkan lenfoma olasılığı düşündürmektedir yazısının önemi ve nasıl bir yol izleyeceğim… Acaba tekrarları mı?

Midenizde lenfoma olasılığı nasıl düşünüldü bilemiyorum; ancak başka bir hekim fazla sorun olmadığı bildirmiş ve ayrıca 2 yıldır önemli bir hastalık gelişmemiş olduğuna göre önemli bir durum olmadığı düşünülebilir. Yine de kesin bir kanıya varılamayacağından gereksiz yerlerde zaman harcamayın ve bir Gastroenteroloji Ünitesine başvurun. Sağlıklı bilgileri oradan alabilirsiniz.


Karnımın sol tarafında bir ağrı var. Gece beni acıyla uyandırıyor, sonra geçiyor. Acaba ne olabilir?


Tarif ettiğiniz o bölgede dalak, böbrek ve kalınbağırsak bulunuyor. Başta bu organlar olmak üzere o bölgede ağrı yapabilecek patolojilerin araştırılabilmesi için bir İç hastalıkları Uzmanına başvurmalısınız. Geçmiş olsun.


19 yaşındayım ve mide problemlerim var. İleri derecede gastrit var ve mikrop bulundu. Helicobakter pylori 3'lü antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Kilo alamıyorum, tedavim bitince alabilir miyim?

Günümüzde midesinde Helicobacter pylori isimli mikrop bulunan hastalarda, bu mikrobu yok etmeye yönelik olarak tedaviler veriliyor ki bu yaygın uygulama çoğu zaman doğru değil. Bu mikroorganizmayı yok etmek için 3 ilacın bir arada kullanıldığı (size de verilen) tedaviler uygulanıyor ve %80 oranında mikrop yok edilebiliyor. Ancak bu mikroorganizma midenizde olsa bile yok etmek gerekli olmayabilir. Bu mikroorganizmayı yok etmenin kriterleri belli ve tüm tıp kitaplarında ve literatürlerde yazıyor. Hekimlerin buna göre davranması gerekir. Bu konu ile bağlantılı olarak İlgili başlıklar bölümünde yazdığım Helicobacter pylori başlıklı yazımı okursanız ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. Gastritte H. pylori tedavisi gereksizdir. Bu nedenle bu gereksiz tedavi sonunda kilo almanız beklenmez; ancak mide yakınmalarınız açısından doğru ilaçlar kullanılacak olursa mide koşullarınızın düzelmesiyle daha rahat ve fazla yemek yiyebileceğinizden kilo alabilirsiniz. Yakınmalarınızın çözümü ve gereksiz tedavilerden kaçınmak için mutlaka bir Gastroenterohepatoloji Uzmanına başvurunuz. Geçmiş olsun.

Ben 7-8 yıldır mide sorunu yaşıyorum. Üniveriste ve özel hastanelerin hepsine gittim. 6 Endoskopi yapılldı. 2 kere de baryumlu film çekildi. Her doktor diğer filmi beğenmedi ve konu uzadı gitti. Endoskopi sonucu Sliding tipi hiatal herni+KÖS gevşekliği (görh), gastrit, kaskad mide, duodenit olarak belirlendi. 1 ay önce de 5 cm açık sliding tipi hiatal herni tanısı koyuldu. İlaç kullanmak birşeyi değiştirmiyor. Ağız kokusu, mide yanması ve ekşimesi, aşırı derecede var. 3 yastıkla yatmama rağmen hala asit boğazıma kadar geliyor. Ne yapmam gerekiyor?


Yemek borusuna mide içeriğinin kaçmasına reflü diyoruz ki sizde bu durum var. Midenin altında bulunan kapakçık yerinde olmadığında bu yakınmalar meydana geliyor. Yakınmalarınız için (gereksiz yere) çok fazla endoskopi ve film çekilmiş. Ayrıca sonucunu yazdığınız endoskopinizin bir Gastroenterolog tarafından yapılmadığını düşünüyorum. Size önerim şu: güvendiğiniz bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurun. Takip ve tedavinizi yaptırın. Gerekli tedaviden yarar görebilirsiniz. Aksi halde ameliyat seçeneği düşünülebilir. Buna da mutlaka yine bir Gastroenteroloğun karar vermesini sağlayın. Geçmiş olsun.



4 seneden beri mevcut mide bulantım var. Senede 5-6 kez tekrarlayan, 10-15 gün devam eden bir bulantı bu. Ayrıca son bir yıldan beri yanmayla gelen bir kaşıntı durumum mevcut. Anti hcv.3,32, hcvrna.negativ alt28 ast25. Bende oluşan bu değişiklikler hepatit C'den mi kaynaklanıyor? HCV RNA negatifliiği ne demek? Ultrasonda grade I hepaostetaoz mevcut. Bu durum nedir, ne yapmam gerekiyor? Saygılarımla.


Bedene Hepatit C virüsü girerse Anti HCV pozitifleşir ve HCV RNA da pozitif bulunur. Eğer bu virus bedenden atılacak olur ise bu kez HCV RNA negatif olarak saptanır. Sonuç olarak yakınmalarınızın Hepatit C ile bir ilgisi yoktur. Mide yakınmaları ve karaciğerinizdeki yağlanma açısından bir Gastroenteroloji Uzmanı tarafından görülmeli ve takip edilmelisiniz.


Benim karnımın sağ alt tarafında bir ağrı var ve sürekli midem bulanıyor, kusuyorum. Hemen hemen her gün aynıyım. Endoskopi ve kolonoskopi, ilaçlı bağırsak filmi, ultrason ve kan tahlili idrar ve gaita tahlili yapıldı. Sadece gastrit ve reflü teşhisi koyuldu. Hatta akut apandisit olabilir diye apandis ameliyatı oldum fakat şu an hala ameliyat yerim ve safra keseme doğru bir ağrı mevcut. Bunun için ne yapabilirim? Yaptırmadığım tahlil kalmış mı? Yardım ederseniz sevinirim, saygılar.



Karında uzun süren ağrı yakınması olup da bir türlü tanı konmayan olgularda FMF ve Crohn hastalığı başta olmak üzere başlıca tüm Gastroenterolojik patolojiler ve diğer hastalıklar araştırılmalıdır. Çok sayıda tetkik yaptırmak yerine bu işin uzmanı olan Gastroenterologlara başvurmalısınız. Geçmiş olsun.

Karın Ağrıları ve nedenleri için tıklayınız

Kaynak

http://www.medlinetr.com/
http://www.saglikveguzellik.net

Dr. Nevzat Aksoy
İç Hastalıkları Uzmanı
Gastroenterohepatolog
Net Endoskopi

1 yorum:

hakan dedi ki...

27 yasindayim 7 yildir sigara kullaniyordum bir haftadir biraktim arada sirada alkol kullaniyorum, kilolu degilim,yaklasik 2-3 aydir yemek yiyemiyorum.istahim var ama 2-3 kasik yedikten sonra doyma hissi oluyor devam ettigimde sanki kusacak gibi oluyorum.sol kaburga altinda hatta soldaki son kaburgada agrim var.geceleri ozellikle agrilardan dolayi uyuyamiyorum.2 aydir proton pompasi ilaclar kullaniyorm ama fayda yok, endoskopi ultrason kan degerlerime baktirmalimiyim cunku doktor ilaclara devam edelim bunlari oyle yapariz diyor.rahatsizligin ilerlemesinden korkuyorum,

Yorum Gönder